BARODAN HABERLER

ADANA’DA, ÇUKUROVA DEMOKRASİ KONFERANSI DÜZENLENDİ BARO BAŞKANIMIZ AV. SEMİH GÖKAYAZ; “HUKUK DEVLETİNİN ÖN ŞARTI, GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEMDİR”

712 görüntülenme
07/06/2022
ADANA’DA, ÇUKUROVA DEMOKRASİ KONFERANSI DÜZENLENDİ   BARO BAŞKANIMIZ AV. SEMİH GÖKAYAZ;  “HUKUK DEVLETİNİN ÖN ŞARTI, GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEMDİR”

ADANA’DA, ÇUKUROVA DEMOKRASİ KONFERANSI DÜZENLENDİ 

BARO BAŞKANIMIZ AV. SEMİH GÖKAYAZ;  “HUKUK DEVLETİNİN ÖN ŞARTI, GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEMDİR” 

Adana’da emek ve demokrasi güçleri, “Türkiye’nin geleceğinde bizim de sözümüz var. Ortak mücadeleyle kazanacağız” başlığı altında Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde Çukurova Demokrasi Konferansı’nı düzenledi.  Konferansa, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, İnsan Hakları Derneği (İHD) Onursal Başkanı Akın Birdal, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Adana İl Örgütü ile çok sayıda kişi katıldı.  Konferansta ilk olarak konuşan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar, ekmek, özgürlük, adalet, eşit yurttaşlık, laik demokratik bir ülke gibi ilkelerinin ortak özlemleri olduğunu dile getirdi.  Adana Baro Başkanımız Av. Semih Gökayaz, hukuk alanında söz alarak, “ADALET ve DEMOKRASİ İÇİN YENİ ANAYASA” başlıklı tebliğini sundu.   HUKUK DEVLETİNİN ÖN ŞARTI, GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER REJİMDİR. Devletin üç temel erkinden biri yargıdır. Yargı erkinin yasama ve yürütme erkleri karşısında işlevini tam olarak yerine getirebilmesi için yargı erkini kullanan hâkimlerin bağımsız olması ve bazı temel güvencelerle donatılması gerekmektedir. Aksi halde en küçük bir gölge bile adaletin tecellesinden yana şüphe doğuracaktır.   Benzer şekilde, Anayasamızın Başlangıç bölümünde, egemenliği millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun “Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi” dışına çıkamayacağı ifade edilmektedir. Gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız bir yargısı olamayan bir ülkede, temel hak ve özgürlüklerin güvencede bulunduğundan ve hukukun üstünlüğünden söz edilemez.   Son zamanlarda ülkemiz ciddi bir ekonomik kriz sarmalına girmiştir. Hukukun olmadığı yerde güven olmaz, yatırım olmaz, kalkınma olmaz ve refah artmaz. Hukukun olmadığı yerde geniş halk kitleleri yoksulluk girdabından çıkamaz. Bu girdaptan ancak güçlü bir hukuk devleti ile çıkılabilir. Çoğulcu, katılımcı ve özgürlükçü demokrasinin hakim olduğu bir sistemi kurmak zorundayız. Ülkemizi hukukun üstünlüğünün sağlandığı, insan onuruna yaraşır bir yaşamın sürdüğü bir ülke haline getirmek zorundayız  Yurttaşlarımızın adalete, hukuk devletine, yargı bağımsızlığına ve yargı sistemine inancını yeniden tesis etmeliyiz. Bu talep, tüm gücün tek elde toplandığı bir düzende mümkün değildir.   Hukuk devletinin ön şartı, güçlendirilmiş parlamenter rejimdir. Bu nedenle yapılacak ilk iş özgürlükçü, kuvvetler ayrılığına dayanan, bireyi güçlendiren bir Anayasa yapmaktır.  Yapılacak yeni Anayasa’da da yargı açısından esas alınması gereken temel kriterler şunlar olmalıdır:  ANAYASA MAHKEMESİ Anayasal düzenin, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi olan Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkileri genişletilerek güçlü ve etkili denetim için Mahkeme yeniden yapılandırılmalıdır.  Temel hak ve özgürlüklerin daha güçlü şekilde korunabilmesi için bireysel başvurunun kapsamı, konu ve başvurulabilecek haklar bakımından genişletilmelidir. Bireysel başvuru işlevsel olmalı ve süratle sonuçlandırılmalıdır. Anayasa Mahkemesi’nde iptal davalarının kapsamı genişletilmelidir.  Anayasa Mahkemesi üyelerinin en az dörtte üçünün hukukçu olması zorunlu tutulmalıdır.  Mahkeme üyelerinin Meclis tarafından, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay, Türkiye Barolar Birliği ve Üniversiteler arası Kurul tarafından belirlenen üç katı aday içerisinden üçte iki nitelikli çoğunlukla seçilmesi sağlanmalıdır.  Üç üye ise,farklı kaynaklardan gelecek şekilde Cumhurbaşkanı tarafından seçilmelidir.   HAKİM VE SAVCILIK VURGUSU  Hakimlik teminatını güçlendirerek, hakimlere coğrafi teminat güvencesi sağlanmalıdır. Sulh Ceza Hakimlikleri’nin görev, yetki ve işleyişleri hukuk devletinin gereklerine göre yeniden düzenlenmelidir.  Tutuklamanın istisna olması ilkesinin titizlikle uygulanması için gerekli tedbirler alınmalıdır. AYM ve AİHM'in verdiği hak ihlali kararı olup, devleti zarara uğratan hakim ve savcılara bu zarar ödetilmelidir. Hakimlik ve savcılık mesleğini birbirinden ayırmalı, Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olmak üzere iki kurul oluşturulmalıdır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile uyumlu kararlar alınması ve bu mahkemeler tarafından verilen kararların derhal uygulanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Bağımsızlık ilkesinin güçlendirilmesi için Adalet Bakanı ve Müsteşarı, Hakimler Kurulu’nda yer almamalıdır. Yüksek Yargı Kurulları’nın disiplin kararları yargı denetimine açık hale getirilmelidir.  ÇOKLU BARO UYGULAMASI Avukatlık mesleğinin bağımsız ve özgür bir şekilde icra edilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır.  Yargının kurucu unsuru olan savunma anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Çoklu baro uygulamasına  derhal son verilmelidir. Baro ve Türkiye Barolar Birliği seçimlerinde temsilde adalet ilkesi esas alınmalıdır.  YÜKSEK SEÇİM KURULU Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa’da yargı bölümü içerisinde bir yüksek mahkeme olarak düzenlenmeli ve kurulun niteliği açıklığa kavuşturulmalıdır.  Yüksek Seçim Kurulu, idari ve yargısal görevleri bakımından iki daireye ayrılmalıdır: Yargısal görevi olan kurul bir yüksek yargı organı olarak çalışmalı, idari görevi olan kurulun aldığı kararları itiraz halinde denetlemelidir.      SAYIŞTAY Sayıştay, Anayasa’da bir yüksek mahkeme olarak düzenlenmelidir. Sayıştay’ın kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar, anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.  Hesap verebilir ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla Sayıştay denetiminin kapsamı, tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak şekilde genişletilmelidir.   İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ Temel hak ve özgürlükler; dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet, siyasi ve sosyal aidiyet farkı gözetmeksizin tüm insanlar için güvenceye kavuşturulmalıdır.  Düşünce ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, basın özgürlüğü, kadın hakları, çocuk hakları ve çevre hakları temel güvencelere kavuşturulmalıdır. Tüm karar alma mekanizmalarında, kadın ve erkek eşitliği sağlanmalıdır.  İnternet mevzuatı, uluslararası standartlara uygun olarak, ifade özgürlüğünü kısıtlamayacak ve kişilik haklarını ihlal etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.  Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin mevzuat, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ışığında yeniden düzenlenerek bu hakla ilgili bildirim uygulamasının idare tarafından keyfi şekilde kullanılması önlenmelidir.  Barış içinde, gelir dağılımının adil, hukukun üstünlüğünün kaim olduğu, özgür ve müreffeh bir ülkede yaşamak yurttaşımızın en temel hakkıdır.  Özlenen bir geleceği inşa etmek; hepimizin görevi ve sorumluluğudur.

Diğer Haberler