BARODAN HABERLER

BAŞKANIMIZ AV. SEMİH GÖKAYAZ “AB YEŞİL MUTABAKAT PİLOT PROJESİ” TOPLANTISINA KATILDI

1064 görüntülenme
05/11/2021
BAŞKANIMIZ AV. SEMİH GÖKAYAZ “AB YEŞİL MUTABAKAT PİLOT PROJESİ” TOPLANTISINA KATILDI

BAŞKANIMIZ AV. SEMİH GÖKAYAZ “AB YEŞİL MUTABAKAT
PİLOT PROJESİ” TOPLANTISINA KATILDI

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (AOSB) “AB Yeşil Mutabakat Pilot Projesi Kapsamında Kamu-Üniversite-STK’ların Rolü” başlıklı toplantı, Başkanımız Av. Semih Gökayaz’ın katılımıyla yapıldı. Toplantıda Başkanımız Av. Gökayaz “Çevre Hukuku” ile ilgili konuşma yaparken, Baromuz Üyesi ve Çözüme Ortak Ol (ÇOLDer) Başkanı Av. Özge Demirdelen de AB Yeşil Mutabakatı’nda firmaları bekleyen hukuksal süreçler hakkında bilgi verdi.

KONUNUN UZMANLARI BULUŞTU
AOSB Seyhan Salonu’ndaki toplantı, Bölge Müdürü Ersin Akpınar ve Kadir Has Üniversitesi Mühendislikve Doğa Bilimleri Fakültesi Enerji sistemleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Volkan Ş. Ediger’in açış sunumlarıyla başladı. Prof. Dr. Volkan Ş. Ediger, sunumunda AOSB Yeşil Mutabakat Pilot Çalışması hakkında bilgi verdi. Daha sonra Adana Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Şube Müdürü ve Adana Proje Forumu Platform Lideri Dr. Çağrı Ün’ün moderatörlüğünde toplantı devam etti. Toplantıda ÇOLDer Başkan Yardımcısı Av. Enes Şahin, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü ve AOSB Proje Destek Ofisi Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Hukuk Danışmanı Av. Arb. Dr. Serhat Eskiyörük, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İstemi Berk, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Ali Küçüker, Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi İsmail Yiğit Seçkin, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Sefa Saygıdeğer, ÇOLDer Bilim ve Teknoloji Komitesi Koordinatörü Dr. A. Özgür Polat ve Türkiye Kojenerasyon Derneği Adana Bölge Temsilcisi Makine Mühendisi Hamdi Toplamaz sunum yaptı.

ÇEVRE HUKUKU 1950’LERDEN SONRA DOĞDU
Başkanımız Av. Semih Gökayaz konuşmasına çevre hukukunun tarihi gelişimi hakkında bilgi vererek başladı. Bir hukuk disiplini olarak çevre hukukunun doğuşunun 1950’ler ve sonrasına rastladığını kaydeden Av. Gökayaz şunları söyledi: “20. Yüzyılın ikinci yarısı, hepimizin bildiği gibi teknolojideki gelişimin hızının katlanarak arttığı bir dönem olmuştur. Buna bağlı hızlı sanayileşme, sanayi atıklarının çevre üzerindeki olumsuz etkileri, insan ve çevre sağlığını, gezegenimizin geleceğini tehdit edici boyutlara ulaşmıştır. 1950’lerde ve öncesinde çevre kirliliği, daha çok kirliliğin kaynağı olan ülkeler ve çevresini etkilemekteyken, bu tablo hızla değişmiş, sanayi üretimi sıfıra yakın olan, ABD ve Avrupa gibi sanayileşmiş coğrafyaların uzağındaki geri kalmış ülkeler bile çevre kirliliğinin sonuçlarını görmeye başlamıştır. Sorunların bu kadar büyümesi ve küreselleşmesi, çevreyle ilgili bazı uluslararası düzenlemeler yapılmasını zorunlu hale getirmiştir.”

EN ÖNEMLİ UNSUR: İNSAN
Konuşmasında, çevre hukukunun ilkelerini ‘Kirleten öder ilkesi’, ‘İhtiyat ilkesi’, ‘Önceden önlemek ilkesi’, ‘Entegrasyon ilkesi’ ve ‘Katılım ilkesi’ olarak sıralayan Başkanımız Av. Gökayaz, daha sonra ‘Çevre hakkı’ kavramı hakkında bilgi verdi. Av. Gökayaz konuşmasını şöyle tamamladı: “Kabul etmek gerekir ki anayasalar, kanunlar, yönetmelikler ve genelgelerin, amaca etki etmesinde asıl büyük unsur insandır. Bu da bizi bilgilendirme ve bilinçlendirmenin önemine götürmektedir. Çevre kirliliğinin nedenlerinden sadece ‘ekonomik’ etkenler bile başlı başına çevreyi korumada en önemli sorunlardan biridir. Çünkü çevreyi korumaya yönelik hukuki düzenlemelerin uygulanması bir maliyet getirmektedir. Özellikle ticari işletmelerde, maliyet unsuru nedeniyle çevreyi korumaya yönelik uygulamalarda önemli sorunlar yaşanmaktadır. Birçok işletme, çevreyle ilgili mevzuatı uygulamaktan, maliyetin artması ve karlılığın azalması nedeniyle kaçınma eğilimindedir. Burada kuşkusuz, devletin ilgili kurumlarının denetleme görevini yerine getirmesi, mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmelere yaptırım uygulaması önemlidir ancak yetersizdir. Toplumun her kesiminde çevre koruma bilinci ve farkındalığının artırılması için hem mevzuata yönelik hem toplumsal bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirilmelidir. Çevre hukukunun tam anlamıyla uygulanabilmesi için, medya aracılığıyla yapılacak çalışmaların ve tabii ki şu anda yer aldığımız bu toplantı gibi kamu kurum ve kuruluşları ile STK’lar ile yapılacak organizasyonların önemi büyüktür. Aldığımız nefesin, içtiğimiz suyun, yüzdüğümüz denizin kalitesini korumak biz insanoğlunun elinde.”

#AdanaBarosu #çevre #AB #AOSB

Diğer Haberler