MERSİN BAROSU ÜYESİ MESLEKTAŞLARIMIZIN KOLLUK KUVVETLERİ TARAFINDAN DARP EDİLMESİNİ VE HAKLARINDA SORUŞTURMA BAŞLATILMASINI BASIN AÇIKLAMASIYLA PROTESTO ETTİK.
“BU HUKUKSUZLUK DERHAL SONLANDIRILMALI”
Mersin Barosu tarafından cezaevinde olan ve sağlık sorunları yaşayan eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un tahliye edilmesi için basın açıklaması yapmak isteyen Mersin Barosu üyesi avukatların kolluk kuvvetleri tarafından darp edilmesini ve haklarında soruşturma başlatılmasını protesto etmek amacıyla basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, bu hukuksuzluğun derhal sonlandırılması gerektiği, Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerden hiçbir şekilde geri adım atmayacakları ifade edildi.
Mersin Adliyesi bahçesinde yapılan basın açıklamasına Adana Barosu Başkanımız Av. Semih Gökayaz, TBB Başkanı Av. Erinç Sağkan, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. Veli Küçük, Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, Gaziantep Barosu Başkanı Av. İskender Kahraman, Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Nahit Eren, Şanlıurfa Barosu Başkanı Av. Mehmet Velat İzol, Bingöl Barosu Başkanı Av. Ömer Faruk Hülakü, Van Barosu Başkanı Av. Zülküf Uçar, Muş Barosu Başkanı Av. Kadir Karaçelik, Siirt Barosu Başkanı Av. Kenan Bilge, Hakkari Barosu Başkanı Av. Ergün Canan, Batman Barosu Başkanı Av. Erkan Şenses, Şırnak Barosu yönetim kurulu üyesi Av. Nadir Şan, Mersin Barosu yönetim kurulu üyeleri katılarak, ÖHD Eş Genel Başkanı Av. İlknur Alcan, ÖHD Mersin Şubesi üyeleri ve avukatlar, 18 Şubat tarihinde Mersin Adliyesi bahçesinde basın açıklaması yapmak istediği sırada kolluk kuvvetlerinin saldırısına uğrayan ve haklarında soruşturma başlatılan avukatlara destek verdi.
BASINA ve KAMUOYUNA
Yargının kurucu unsurlarından olan savunma makamına ve avukatlık mesleğine yönelik, özellikle son dönemlerde artarak devam eden tehdit ve saldırılara karşı sözümüzü söylemek, mücadele kararlılığımızı göstermek ve meslektaşlarımızın yalnız olmadıklarını ifade etmek amacıyla bugün burada toplanmış bulunmaktayız.
Bilindiği üzere, 18 Şubat tarihinde saat 12.30 da, Mersin Adliyesi bahçesinde basın açıklaması yapmak isteyen meslektaşlarımız hem meslek onuru hem de insanlık onuruna yaraşmayacak bir şekilde kolluk kuvveti tarafından ağır saldırıya uğramışlardır. Meslektaşlarımız olay günü, düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında basın açıklaması yapmak ve avukatlık mesleğinin de bir gereği olarak barışçıl talep ve çağrılarını dile getirmek amacıyla bir araya gelmiş ancak henüz açıklamaya dahi başlayamadan kolluğun biber gazlı müdahalesine maruz kalmışlardır. Yapılan müdahale neticesinde 9 meslektaşımız yaralandığı için darp raporu almak zorunda kalmıştır.
Bilindiği üzere meslektaşlarımızıun bu barışçıl çağrıları, uzun süredir tutuklu olarak yargılanan ve demans hastalığı sebebiyle tahliye talebinde bulunan İstanbul Barosuna kayıtlı Av. Aysel TUĞLUK hakkında ATK tarafından 15 Şubat 2022 tarihinde düzenlenen rapora ilişkin açıklama yapmak ve dikkat çekmek isteyen ÖHD Mersin Şubesi, 18 Şubat tarihinde basın açıklaması yapmak için çağrıda bulunmuş; yapılan çağrı neticesinde de birçok meslektaşımız adliye bahçesinde toplanmış ancak açıklamaya dahi başlayamadan polisin orantısız güç kullanımına ve müdahalesine uğramışlardır. Baromuz tarafından 22 Şubat tarihinde Mersin Adliyesi bahçesinde yeniden basın açıklaması yapılarak, meslektaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen müdahale kınanmış ve Mersin Barosu olarak meslektaşlarımızın yanında olduğumuz ifade edilmiştir. Ancak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, meslektaşlarımıza yapılan müdahalenin üzerinden henüz sayılı günler geçmiş olmasına rağmen kabul edemeyeceğimiz bir hukuksuzluğa imza atarak, 22 meslektaşımız hakkında, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanuna Muhalefet, Görevli Memura Mukavemet ve Kamu Kurumu veya Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Faaliyetlerinin Engellenmesi iddialarıyla soruşturma başlatmıştır.
Şiddetin ve baskının gün geçtikçe artmaya, temel hak ve hürriyetlerin yok sayılmaya çalışıldığı bu dönemde yargı, toplumun tüm muhalif kesimleri ve hak savunucularının üzerinde bir baskı ve sindirme aracına dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Bizler bağımsız savunmanın temsilcileri olan avukatlar olarak hukuk, ahlak ve meslek onuru üzerine ant içerek cübbelerimizi giydik. Unutulmamalıdır ki avukatlar için; hak ihlallerine karşı mücadele etmek, hukukun üstünlüğünü savunmak ve hukukun üstünlüğünü ülkenin her yerinde geçerli hale getirmek, Avukatlık Kanununa göre bir haktan öte sorumluluk ve görevdir. Bizler hukuksuz soruşturmalar ve kovuşturmalara maruz kalsak dahi, meslek yeminimize bağlı kalarak, yapılan her hukuksuzluğa, mesleğimizin onuruna yakışacak şekilde karşı durmakla yükümlüyüz. Hak savunucusu avukatlar, insan haklarının, özgürlüklerin ve hukuk devletinin güvencesidir. Bilinmelidir ki savunma makamını temsil eden avukatların özgür ve etkili olmadığı bir toplumda hiç kimsenin özgürlüğü garanti altında değildir.
Meslektaşlarımızın en temel anayasal haklarından birini kullanmak üzere bir araya gelmelerine dahi tahammülsüz davranılarak kendilerine saldırılmasını, bu saldırının utancı henüz devam ederken bir de meslektaşlarımız hakkında soruşturma başlatılmış olmasını kabul etmiyoruz. Bu hukuksuzluğun bugün itibari ile derhal sonlandırılmasını istiyor ve Anayasa ile güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerden hiçbir şekilde geri adım atmayacağımızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.